15 Ağustos 2014 Cuma

Giderken...

Sosyal medyanın uzağında bir hayatı tercih ettiğin içindir aslında şu blog. Absürt blog ismini güncelleyerek bu hale getirdim. Vakit buldukça "fon dip yapacağım" klavyenin tuşlarına. 

Bugün doğan güneşi gördün kışlada. Nizamiyeden girişinle birlikte başlamıştır muhakkak gariplikler. Anlam veremediklerin bir süre sonra anlam vermeye çalışmadığın bir hale dönüşmüştür daha ilk saatlerinde. Belki işlemlerin çabuk halloldu, ballı bir giriş oldu sana ya da beter...

Dibi de görebilir insan orada tepeyi de. "Bu iş şans işi" dedi ya dün alanda Alper hoca ağarmış sakallarını kaşırken dertli dertli... Hah işte o şansı artık sana kimse anlatamaz, sen anlatırsın, senden duyarlar; iyi şans mı yanında yoksa kötü mü... 

30 Ağustos ise yemin töreni ilk şafak 14 demektir. Küçük hedefler koyarak ilerlemek en mantıklısı. Önce ilk hedef yemin töreni olur, sonra usta birliği, alışma sürecinde yüzleri eritirsin. Sonra günlerce, "Şu yüzü bir düşeyim." dersin. Sonra plakadır hedef, sonra memleket/63-62, sonrasında Allah'ın adamlarını beklersin, gelir nasılsa şanlı 01...

Temsili nizamiye fotosu. Bekliyoruz yolunu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder